Teklif Al

Şirketim Bağımsız Denetime Tabi midir?


Şirketler, bağımsız denetime tabi olup olmadıklarını kendileri kontrol etmelidir. Bu kontroller yıllık olarak yapılmalıdır. Fakat bazı durumlarda bu hesaplamalar oldukça karmaşık olmaktadır.

Yazımızda bağımsız denetim yaptırmamanın sonuçları ve bu hesaplamaların nasıl yapılması gerektiği hususu sizlere açıklanmıştır.

Bağımsız denetime tabi olmanın genel ölçütleri nelerdir?

1.1.2018 tarihinden itibaren şirketlerin, denetime tabi olup olmadıklarını aşağıdaki kriterlere göre değerlendirmesi gerekmektedir.

Şirketler, aşağıdaki üç ölçütten en az ikisinin eşik değerlerini art arda iki hesap döneminde aşan tüm şirketler bağımsız denetime tabidir.

  • Aktif toplamı 35 milyon Türk Lirası. (Bir önceki Kararda 40 milyon ve üstü Türk Lirası idi)
  • Yıllık net satış hasılatı 70 milyon Türk Lirası. (Bir önceki Kararda 80 milyon ve üstü Türk Lirası idi)
  • Çalışan sayısı 175 kişi. (Bir önceki Kararda da 200 ve üstü idi)

Bağımsız denetime tabi olma kriterlerinden çalışan sayısının hesaplanmasında dikkat edilecek hususlar nelerdir?

Bağımsız denetime tabi olacak şirketlerin belirlenmesine dair “Bakanlar Kurulu Kararına İlişkin Usul ve Esasların” 8 inci maddesinde denetime tabi şirketlerin çalışan sayısının belirlenmesinde, muhtasar beyannamede bildirilen aylık toplam çalışan sayısının yıllık ortalaması dikkate alınacağı ve söz konusu yıllık ortalamanın,  aylar itibarıyla aylık çalışan sayılarının toplamının on ikiye bölünmesiyle elde edileceği belirtilmiştir.  Çıraklık ve mesleki eğitim sözleşmesi kapsamında şirkette mesleki eğitim gören çırakların ve staj yapan öğrencilerin çalışan sayısının hesabında dikkate alınmaması gerekmektedir. Ayrıca, ortalama çalışan sayısının belirlenmesinde, ana ortaklığın ve bağlı ortaklıkların bu maddeye göre hesaplanan çalışan sayılarının toplamının dikkate alınması, iştiraklere ait çalışan sayısının ise şirketin iştirakteki hissesi oranında dikkate alınması gerekmektedir.

Bağımsız denetime tabi olma kriterlerini karşılayan iştirakleri bulunan bir vakıf olarak faaliyette bulunuyoruz. Bağımsız denetim kapsamına giren iştiraklerimiz nedeniyle vakfımızın da bağımsız denetim yaptırması gerekli midir?

Bağımsız denetime tabi olma kriterlerini karşılaması nedeniyle yalnızca ilgili sermaye şirketi iştiraklerinizin bağımsız denetim yaptırması gerekli olup, vakıflar Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında değildir. İlgili mevzuatınız bağımsız denetim öngerebilir. 

Bağlı ortaklığı veya iştiraki olan bir şirketin aktif toplamı ve yıllık satış hasılatı açısından bağımsız denetim kriterlerini karşılayıp karşılamadığı nasıl belirlenecektir?

Bağlı ortaklıkları veya iştirakleri bulunan şirketlerin aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı tutarının hesabında aşağıdaki işlemler yapılacaktır:

a) Aktif toplamının hesabında, şirketin kendi aktif toplamından, bağlı ortaklıklarının ve iştiraklerinin kayıtlı değerleri çıkarılır. Bulunan tutara, bağlı ortaklıklarının aktif toplamının tamamı ve iştiraklerinin aktif toplamından kendi iştirak hissesi payına düşen kısmı eklenir.

b) Yıllık net satış hasılatının hesabında, şirketin kendi yıllık net satış hasılatına bağlı ortaklıklarının yıllık net satış hasılatının tamamı, iştiraklerinin yıllık net satış hasılatından kendi iştirak hissesi payına düşen kısmı eklenir.

c) Grup içi işlemlerden doğan varlık, borç, gelir ve giderlerden, bağlı ortaklıklarla olanların tamamı, şirketin ve bağlı ortaklıkların doğrudan iştirakleriyle olanlarının ise hisselerine düşen payı elimine edilir. Grup içi işlemlerin kısmen veya tamamen elimine edilmesi ihtiyaridir.

Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işleri ile iştigal olan şirketlerin denetime tabi olurken aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatının belirlenmesinde dikkate alınacak hususlar nelerdir?

Bağımsız denetime tabi olacak şirketlerin belirlenmesine dair Bakanlar Kurulu Kararına İlişkin Usul ve Esasların 9 uncu maddesine göre; denetime tabi şirketlerin çalışan sayısının belirlenmesinde, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerini üstlenen şirketler açısından aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı aşağıdaki gibi tespit edilecektir:

          a) Aktif toplamının hesabında, Tekdüzen Hesap Planında yer alan “170-177 Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Maliyetleri” hesapları dikkate alınmaz.

          b) Yıllık net satış hasılatının hesabında, Tekdüzen Hesap Planında yer alan “350-358 Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Hakediş Bedelleri” hesaplarına sadece ilgili dönemde kaydedilen tutarlar yıllık net satış hasılatına eklenir.

          c) İşin bitiminde Tekdüzen Hesap Planında yer alan 350-358 no’lu hesaplardan ilgili dönem gelir tablosuna aktarılan kısımlar yıllık net satış hasılatının hesabında dikkate alınmaz.

Denetime tabi olan şirketlerde, denetçi seçiminin en son ne zamana kadar yapılması gerekmektedir?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 399 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre denetçinin, her faaliyet dönemi ve her hâlde görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesi ve faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar seçilemeyen denetçinin; yönetim kurulunun, herhangi bir yönetim kurulu üyesinin veya pay sahibinin istemi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi tarafından atanması gerekmektedir.

Konuyla ilgili Kurulumuzun 27.10.2016 tarihli Kararıyla;

 -  genel kurulun faaliyet dönemi içinde veya faaliyet döneminden sonra denetçiyi seçmemesi halinde,  399 uncu maddenin altıncı fıkrasına göre yönetim kurulunun, her yönetim kurulu üyesinin veya herhangi bir pay sahibinin şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine denetçi atanma davası açabileceğine,

 - faaliyet dönemi geçmiş olmasına rağmen genel kurul tarafından geçmiş yılın denetçisinin seçilebileceğine,

  - ancak her iki durumda da faaliyet dönemi içinde denetçi seçilmemesinden dolayı yönetim kurulunun sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağına,

Karar verilmiştir.

Bu kapsamda,  6102 sayılı Kanunun 397/4 üncü maddesi uyarınca denetime tabi olan şirketler, denetçilerini denetim dönemi geçse dahi seçebilecektir. Ancak söz konusu durum şirketlerin yönetim kurullarının TTK’dan kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.

İşletmelerin finansal tablolarını hazırlarken uymaları gereken düzenlemeler nelerdir?

TMS Uygulama Kapsamına İlişkin Kurul Kararı” çerçevesinde ülkemizdeki muhasebe uygulamalarını üç başlık altında özetlemek mümkündür:

  1. Sermaye piyasası araçları borsada işlem gören şirketler, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri ile ihtiyari olarak TMS uygulayan işletmeler, TMS’yi uygulamaktadır.
  2. Bağımsız denetime tabi olup zorunlu ya da ihtiyari olarak TMS uygulamayan işletmeler yürürlükteki mevzuatın yanı sıra Kurumumuz tarafından belirlenen ilave hususları uygulamaktadır,
  3. Bunların dışında kalan işletmeler ise tabi oldukları mevzuatı uygulamaktadır.

Denetime tabi olan şirketlerin denetim yaptırmamasının sonuçları nelerdir?

 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 397’nci maddesinin ikinci fıkrasında; denetime tabi olduğu hâlde, denetlettirilmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun, düzenlenmemiş hükmünde olduğu ve söz konusu maddenin gerekçesinde ise, denetimden geçmeyen finansal tabloların ve yönetim kurulu faaliyet raporunun batıl olduğu ifade edilmiştir.

Finansal tabloların düzenlenmemiş sayılması durumunda ise;

  1. Kar dağıtılamaz.
  2. Kardan pay alanlara dağıtım yapılamaz.
  3. Yedek akçe ayrılamaz.
  4. Yöneticiler için ibra kararı alınamaz.
  5. Bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararları batıldır.

Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi için “Lütfen bizimle iletişime geçiniz.”

ARSEN - SFAI TÜRKİYE
Merkez

Merkez Mah. Ayazma Cad. Nef 11 Sitesi No:21 D:50 Kağıthane (İstanbul)

+90 212 951 02 47

ARSEN - SFAI AMERİKA
İrtibat Bürosu

188 Thornberry In Rensselaer, NY 12144 USA (New York)

+1 518 522 78 40